Sena Karslıoğlu Koç Üniversitesi Psikoloji Lisans ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Klinik Psikoloji Yetişkin Altdalı Yüksek Lisans programlarından mezun olmuştur. Klinik psikoloji alanında yetişkinlerle psikodinamik terapi uygulamaları yürütmüş, Psike ve İPD’ye bağlı analistlerden bireysel ve grup süpervizyonları almıştır. Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Mindfulness ve Duygu Odaklı Çift Terapisi gibi çeşitli psikoterapi yaklaşımları üzerine eğitimler almış; Rorschach, WAIS‑III, TAT, MMPI ve çocuk-ergen-aile değerlendirme testleri gibi psikolojik ölçüm araçlarını uygulama deneyimine sahiptir. Özel ofislerde ve üniversite danışmanlık merkezlerinde çalışmalar yürütmüş, bilimsel araştırmalara ve akademik yayınlara katkıda bulunmuştur.
Klinik psikoloji alanındaki çalışmalarının yanı sıra akademik çalışmalarını sürdürmekte olup, Koç Üniversitesi’nde nörobilim doktorası yapmaktadır ve Stress, Mood and Cognition Lab (SMCL) bünyesinde araştırmalarına devam etmektedir.
Psikoterapi uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak öznel deneyim, anlamlandırma ve ilişkisel süreçler üzerinden açıklanmış; ancak son yıllarda nörobilim alanındaki gelişmeler, terapötik değişimin aynı zamanda ölçülebilir biyolojik karşılıkları olduğunu ortaya koymuştur.
Duygular, bireyin içsel ve dışsal uyaranlara verdiği karmaşık tepkiler bütünüdür ve adaptif işlevler taşır. Ancak bazı duygusal deneyimler—özellikle yoğun kaygı, utanç, suçluluk ya da öfke—birey tarafından tehdit edici olarak algılanabilir.
Günlük yaşamda zihinsel etkinliklerin artışı, özellikle belirsizlik ve stres dönemlerinde daha belirgin hale gelir. Tekrarlayan düşünceler, zihinsel geviş getirme (ruminasyon) ve kaygı odaklı senaryolar, bireyin duygusal deneyimini doğrudan etkileyen başlıca süreçler arasında yer alır. Bu durum çoğu zaman, düşüncelerin içerik düzeyinde kontrol edilmesi ya da ortadan kaldırılması yönünde bir çabayı beraberinde getirir.